15 Haziran 2016 Çarşamba

Okul Öncesi Eğitime Kadar İnen Son Zamanların Modası (!) "Mezuniyet Törenleri"


Mezuniyet Törenleri, "ÖZELLİKLE VELİLER"den gelen yoğun talepler(!), bazı okulların kendilerini öne çıkarma çabaları ile maalesef birçok okul öncesi kurumlarında neredeyse "VİZYON" haline gelecek.

En iyi mekanlar, en şatafatlı süslemeler, birbirinden renkli cıvıl cıvıl kıyafetler, envaiçeşit müzikler... Hepsi çocuklar için… Mİ?

Konuyu 3 açıdan ele almak istiyorum.

1. Öğretmenler: Sayıları Çok Olanlar ve Sayıları Az Olanlar diye ikiye ayrılırlar.

Sayıları Çok Olanlar;
- "ZORUNLU" kıyafet uygular. Aman her şeye para veriyorlar buna da versin derler. Nedense herkesin tek düze giymesi gerekir onlar için... "Hocam, çocuklar da aynı boy olsun mu?"
- Aynı şarkı sözünü ezberletir... Çocuğun dili bile dönmediği şarkı sözlerini ezberlemelerini isterler... "Hocam, yabancı dilde de söylesinler mi?”
- Aynı hareketleri aynı anda yapmalarını isterler. Önce sağa dönüyoruz, sonra sola dönüyoruz evet şimdi de geriye üç adım, güzel şimdi zıplayarak öne, eller yukarı, ayaklar açık evet… Gerçekten sağı ve solu öğrettin mi hocam helal olsun. Ancak bu çocuklar çeşitli düğmelerin içinden kırmızı, üç delikli, yuvarlak düğmeyi zor buluyor! Bir dön de ne istediğine bak hocam…“Hocam, uçabilir miyiz?”

Sayıları Az Olanlar;
- Mezuniyet törenlerinin gerek olmadığını anlatırlar ve bazıları ikna edebilir.
- İlla ki mezuniyet töreni düzenlenecekse öğrencilere ve velilere yük olmamak için uğraşırlar.
- Öğrencilerini iyi tanırlar. Neyi yapıp neyi yapamayacaklarını bilirler.
- Mezuniyet töreni yapılacaksa, öğrencilerinin gelişimsel özelliklerini dikkate alarak etkinlik hazırlar.
Üzmeyin o öğretmenleri…

2. Veliler: Kimimizin zengin olduğu, kimimizin orta halli olduğu, kimimizin ise kıt kanaat geçindiği şu dünyada bazı insanlarımıza "VELİ" diyoruz, çocuğu okulda okuduğu için.

İşte o velilerden zengin olanlar "Benim çocuğum en iyisine layık, başka okullar yapıyor bizimkiler niye yapmıyor. Parası neyse biz karşılarız -gerçi en az destekte bulunanlar da bunlar ya neyse-" diye okul yönetimini sıkıştırır da sıkıştırır.
"Mezuniyet Töreni" düzenlenmesini isterler.
Çocuğuna büyük ihtimalle 2. defa giymeyeceği bir kıyafet için yüklü miktarda para saçarlar.
Bu zenginlerin içinde gösterişe değil eğitime önem verenler var ki onları ayakta alkışlamak gerekir.

Ancak hani o “VELİ”ler arasında zengin olmayanlar da var...
Öğretmenin "ZORUNLU" kıyafetini almak için o ay ek mesai yapanlar. Tören salonuna para yetiştirmek için 1 ekmek yerken ekmeği yarıma düşürenler... Vebali üstünüze…

3. Çocuklar: En masum, en güçsüz, en savunmasız, en zayıf ama en çok istek istenen ama en çok yük yüklenen ama en güçlü o ZANNEDİLEN…
Başardığında anne-babasının ona aferin demek yerine “BENim çocuğum, BEN büyüttüm” diye göz ardı edilen, başaramadığında kızılan…
Daha sağını solunu bilmeden, sağa sola dönmesi istenen…
Ard arda 3 yönergeyi zor anlarken yapması istenen onca hareketi YANLIŞSIZ yapması istenen…
Kalabalık önüne çıkmaktan korktuğu halde zorlanan...
Hep o “YAPABİLEN DİĞER ÇOCUKLARLA” kıyaslanan…
Mezuniyet Töreni göçüğünün altında kalan…
.
.
.
SONUÇ MU?
Egosu tatmin olan büyükler…
Daha çok yaralanan küçükler…


Karşıyım Mezuniyet Törenlerine…
Ancak illa ki yapacaksanız;

Siz Değerli Velilerim, LÜTFEN çocuklarınızdan yapamayacağı şeyleri yapmasını beklemeyin!

Siz Değerli Öğretmenlerim, çoğunuz o sahnede çıkıp sunuculuk bile yapmaktan çekiniyorken LÜTFEN çocuklara bazı şeyleri dayatmayın!

Siz Sevgili Çocuklar, keşke bu yazıyı okuyabilseniz… Lütfen “O” büyükler gibi olmayın.

Şimdi gözlerinizi kapatın ve şunu düşünün: “Neden o minik yürekleri böyle ağır bir yükün altında bırakıyoruz?”


NOT: Yazımda sadece okul öncesi kurumlarında gerçekleştirilen "Mezuniyet Törenleri"ni kaleme aldım.


1 yorum: